Blog & Rehberler
Bir Hissenin Değeri Nasıl Tahmin Edilir? Graham Sayısı, DCF ve Güvenlik Marjı
Enis Mutlu · 4 Ekim 2026

Bir hissenin fiyatı ekranda yazar; değeri ise yazmaz. Fiyat, o an alıcı ile satıcının anlaştığı rakamdır. İçsel değer ise şirketin ürettiği kazanca, nakde ve sahip olduklarına bakarak yapılan bir tahmindir. Tahmin olduğu için tek bir doğru cevabı yoktur: farklı yöntemler farklı rakamlar verir, aynı yöntem farklı varsayımlarla farklı rakamlar verir. Bu yazıda üç araca bakıyoruz: Benjamin Graham'ın basit eşiği, Aswath Damodaran'ın öğrettiği nakit akışı yöntemi (DCF) ve Seth Klarman'ın da vurguladığı güvenlik marjı. Amaç "doğru rakamı bulmak" değil, hangi yöntemin hangi soruya cevap verdiğini ve sonucun neye bağlı olduğunu görmektir.
Fiyat ile değer neden ayrı sorulardır?
Piyasa değeri, hisse fiyatı ile hisse adedinin çarpımıdır; yani piyasanın şirkete biçtiği bedeldir. İçsel değer ise "bu şirket gerçekte ne üretiyor?" sorusunun cevabıdır. İkisi aynı olmak zorunda değildir ve fark, değer yatırımı düşüncesinin çıkış noktasıdır: fiyat değerin altındaysa bir fırsat olabilir, üstündeyse bir risk olabilir. Ama "olabilir" sözcüğü önemlidir; içsel değer kendisi bir tahmin olduğundan, bu karşılaştırma ancak tahminin ne kadar sağlam olduğu kadar güvenilirdir.
Önce basit bir eşik: Graham ve 22,5 çarpımı
Graham, Akıllı Yatırımcı kitabında (Mimarın Kütüphanesi'ndeki incelemeye bakabilirsin) temkinli, "defansif" yatırımcı için iki üst sınır önerir: fiyat, son üç yılın ortalama kazancının 15 katını aşmamalı ve defter değerinin 1,5 katını aşmamalıdır. Hemen ardından bir esneklik ekler: daha düşük bir F/K oranı, daha yüksek bir PD/DD oranını haklı çıkarabilir; pratik kural olarak iki oranın çarpımı 22,5'i aşmamalıdır (15 × 1,5 = 22,5).
Sitede Graham Sayısı diye anılan karekök formülü bu çarpım sınırından türetilir: F/K × PD/DD ≤ 22,5 eşitsizliğini fiyat için çözersen fiyat ≤ karekök(22,5 × hisse başı kazanç × hisse başı defter değeri) çıkar. Kitapta bu karekök formül olarak değil, çarpım sınırı olarak geçer; formülü sonradan yatırımcılar kısaltmıştır. Varsayımsal bir örnek (rakamlar uydurmadır): hisse başı kazanç 5 ₺, hisse başı defter değeri 40 ₺ olsun. Karekök(22,5 × 5 × 40) ≈ 67,08 ₺ eder. Hisse 60 ₺'den işlem görüyorsa bu eşiğin altındadır, 80 ₺'den görüyorsa üstündedir. Kendi rakamların için Graham Sayısı Hesaplayıcı'yı kullanabilirsin.
Bu eşiğin sınırlarını bilmek gerekir. Zarar eden ya da defter değeri negatif şirketlerde hesaplanamaz. Büyüme ve marka, yazılım gibi maddi olmayan varlıklar defter değerinde görünmediği için bu tür şirketlerde formül değeri sistematik olarak düşük gösterebilir. Eşikler de belirli bir dönem ve piyasa için konmuştur; Borsa İstanbul'da aynı sayıların aynı anlamı taşıdığı varsayılamaz. Sonuç bir alım-satım sinyali değil, bir "bu fiyat bu basit ölçüte göre nerede duruyor?" kontrolüdür.
Geleceğe bakan yöntem: indirgenmiş nakit akışı
Graham eşiği geçmişe ve bilançoya bakar. DCF ise geleceğe bakar: şirketin gelecekte üreteceği serbest nakit akışlarını tahmin eder ve paranın zaman değeri yüzünden bugüne indirger. Bir yıl sonraki bir lira bugünkü bir liradan daha az değerli olduğu için, uzak yılların akışları daha çok küçülür. İndirgemede kullanılan oran genelde sermaye maliyetidir (WACC); özkaynak tarafı CAPM ile tahmin edilir. Tahmin dönemi bittikten sonra şirketin sonsuza dek belirli bir oranla büyüyeceği varsayılır ve bu, sonlu (terminal) değer olarak eklenir.
DCF terimindeki varsayımsal örnekte yıllık serbest nakit akışı 100, 110 ve 121 milyon ₺, iskonto oranı %10, sonsuz büyüme %3'tür; toplam değer yaklaşık 1.610 milyon ₺ çıkar ve bunun yaklaşık %83'ü sonlu değerden gelir. İskonto oranını %11'e çıkarırsan değer yaklaşık 1.407 milyon ₺'ye, yani yaklaşık %13 aşağıya iner. Bir puanlık varsayım değişikliği değeri bu kadar oynatıyorsa, sonuca tek bir rakam gibi bakmak yanıltıcıdır. DCF Hesaplayıcı, bu varsayımları kendi değerlerinle değiştirip sonucun nasıl oynadığını, duyarlılık tablosuyla birlikte görmeni sağlar; bir hedef fiyat ya da tavsiye üretmez. Damodaran'ın bireysel yatırımcı için yazdığı Değerleme İçin Küçük Kitap'ın incelemesine de bakabilirsin.
Hangi yöntem hangi soruyu cevaplar?
Graham eşiği şu soruya cevap verir: "Bu fiyat, şirketin kazancı ve defter değeri karşısında makul bir üst sınırın içinde mi?" Bilançodaki rakamlara dayandığı için basittir ve büyümeyi hesaba katmaz. DCF şu soruyu sorar: "Bu şirketin gelecekteki nakit akışları, belirli varsayımlarla bugün ne kadar eder?" Geleceğe baktığı için daha zengindir, ama tahmine daha açıktır. F/K ve PD/DD gibi göreli ölçütler ise üçüncü bir soru sorar: "Benzerlerine kıyasla pahalı mı, ucuz mu?" Üç yöntem de farklı bir bilgi sunar; biri diğerinin yerine geçmez. İkisi birbirine uzak rakamlar veriyorsa bu bir hata değil, "hangi varsayım bu farkı yaratıyor?" diye sormak için bir fırsattır.
Güvenlik marjı: tahminin yanlış çıkabileceğini kabul etmek
Her değer tahmini yanlış çıkabilir. Güvenlik marjı, bu olasılığı baştan hesaba katma disiplinidir: tahmin ettiğin değerin belirgin biçimde altında bir fiyat arar, böylece tahmin biraz yanlış çıksa bile bir tampon kalır. Fikir Graham'a dayanır; Klarman'ın Margin of Safety kitabı bu fikri geniş bir çerçevede işler (Kütüphane'deki incelemeye bakabilirsin). Matematiği basittir: tahmini içsel değer 100 ₺ ve istediğin marj %30 ise, eşik 70 ₺'dir. Güvenlik Marjı Radarı bu hesabı yapar, ama içsel değeri senin yerine tahmin etmez. Marjın kaç olacağı da herkes için aynı değildir: tahmin ne kadar belirsizse tampon o kadar geniş düşünülür. Konuyu bir vaka üzerinden görmek için Güvenlik Marjı Testi yazısına bakabilirsin.
Tek bir değer değil, bir varsayım aralığı
Değerlemeyi tek bir rakam aramak olarak değil, bir aralık çizmek olarak düşünmek daha sağlıklıdır. Pratikte bu, üç şeyi yan yana koymak demektir: Graham eşiğinin verdiği üst sınır, DCF'in farklı iskonto ve büyüme varsayımlarıyla verdiği aralık ve bunların güvenlik marjıyla küçültülmüş hâli. Aralık dar çıkıyorsa varsayımların sonucu pek bozmadığını, geniş çıkıyorsa sonucun kırılgan olduğunu anlarsın. Damodaran'ın öğretisindeki "sayılar bir hikayeye dayanmalı" fikri de burada devreye girer: bir sayıyı savunmak için arkasındaki hikayeyi, yani büyümenin neden o hızda olacağını anlatabilmen gerekir.
Üç araç yan yana nasıl okunur?
Varsayımsal bir okuma örneği (rakamlar uydurmadır): Graham eşiği bir hisse için 67 ₺ veriyor; DCF, iskonto ve büyüme varsayımları değiştirildikçe hisse başına 55 ₺ ile 90 ₺ arasında bir aralık veriyor; piyasa fiyatı 60 ₺. Bu tabloda fiyat Graham eşiğinin altında ve DCF aralığının alt yarısında duruyor. Bu, ucuz demek için yeterli değildir; yalnızca şu soruları açar: DCF aralığının üst ucu hangi büyüme varsayımına dayanıyor, o varsayım gerçekçi mi? Defter değeri ve kazanç, şirketin geçici bir iyi dönemini mi yansıtıyor? Güvenlik marjı için seçtiğin tampon, bu belirsizliği karşılıyor mu? Araçlar bu soruları cevaplamaz, ama doğru soruları sormanı kolaylaştırır.
Tersi de geçerlidir: fiyat her ölçütün üstünde görünüyorsa, bunun piyasanın şirketin geleceğine daha iyimser baktığı anlamına gelip gelmediğini, bu iyimserliğin hangi varsayımla örtüştüğünü sorabilirsin. Değerleme, bir sonuç değil, varsayımlarını açıkça yazıp sınamak için kullanılan bir çerçevedir.
Türkiye'de nominal ve reel tutarlılığı
Enflasyonun yüksek olduğu bir ortamda en sık yapılan hata, nominal ve reel büyüklükleri karıştırmaktır. Nakit akışlarını enflasyonu içeren nominal TL olarak tahmin ediyorsan iskonto oranı ve sonsuz büyüme oranı da nominal olmalıdır; reel (enflasyondan arındırılmış) çalışıyorsan üçü de reel olmalıdır. Aksi hâlde değer olduğundan çok yüksek ya da düşük çıkar. Aynı dikkat Graham eşiğinde de geçerlidir: eşik oranları belirli bir dönemin ve piyasanın koşullarında konmuştur, farklı faiz ve enflasyon ortamında aynen taşınamaz.
Sıkça Sorulan Sorular
İçsel değer nasıl hesaplanır?
Tek bir yöntemi yoktur. Bilançodaki kazanç ve defter değerine dayanan basit eşikler (Graham'ınki gibi), gelecekteki nakit akışlarını bugüne indirgeyen DCF ve benzer şirketlerle kıyaslayan göreli ölçütler kullanılır. Hepsi tahmindir; sonucun hangi varsayımlara bağlı olduğunu görmek, sonucun kendisinden önemlidir.
Graham Sayısı bir hedef fiyat mıdır?
Hayır. Graham Sayısı, defansif yatırımcı için önerilen üst fiyat sınırlarının bir kısaltmasıdır; kazanç ve defter değeri karşısında fiyatın makul bir üst sınırın içinde olup olmadığını gösterir. Hissenin nereye gideceğini söylemez ve alım-satım sinyali değildir.
Graham Sayısı neden 22,5'tir?
Graham, fiyatın son üç yılın ortalama kazancının 15 katını ve defter değerinin 1,5 katını aşmamasını önerdi. 15 × 1,5 = 22,5 olduğu için, iki oranın çarpımının 22,5'i aşmaması bu iki sınırı tek bir kuralda birleştirir.
DCF mi, Graham eşiği mi daha iyi?
İkisi farklı sorulara cevap verir. Graham eşiği basit ve bilançoya dayalıdır ama büyümeyi görmez; DCF geleceğe bakar ama varsayımlara çok duyarlıdır. Biri diğerinin yerine geçmez; ikisini yan yana koymak, varsayımların sonucu ne kadar etkilediğini görmek için daha öğreticidir.
Güvenlik marjı yüzde kaç olmalı?
Herkes için doğru tek bir yüzde yoktur. Tahmin ne kadar belirsizse marj o kadar geniş düşünülür; hangi yüzdenin uygun olduğu kişinin varsayımlarına ve risk anlayışına bağlıdır. Araçlar yalnızca seçtiğin marjın matematiğini gösterir.
İçsel değer piyasa fiyatından yüksekse hisse alınır mı?
Bu yazı ve araçlar böyle bir yönlendirme yapmaz. İçsel değer bir tahmindir; tahminin dayandığı varsayımlar yanlışsa fark da anlamsızdır. Fiyat ile tahmini değer arasındaki fark, bir karar için tek başına yeterli bir gerekçe sayılmaz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Hiçbir değerleme yöntemi gelecekteki fiyatı garanti etmez.