Blog & Rehberler
Neden Hep Sonraya Bırakırız? Şimdiki Zaman Yanlılığı ve Birikim Araştırmaları
Enis Mutlu · 2 Kasım 2026

Varsayımsal bir an (örnek uydurmadır): ay başında "bu ay olmaz, gelecek ay başlarım" diyorsun. Gelecek ay geldiğinde aynı cümle yeniden kurulabiliyor. Bu yazı, o cümlenin neden bu kadar tanıdık olduğuna araştırmalar üzerinden bakıyor. Bir tavsiye vermiyor; araştırmaların neyi gösterdiğini ve neyi göstermediğini anlatıyor.
Aynı karar, iki farklı tarih
Ted O'Donoghue ve Matthew Rabin'in 1999 tarihli makalesi bir örnekle açılır. Hoş olmayan bir işi 1 Nisan'da yedi saatte mi, 15 Nisan'da sekiz saatte mi bitirmek istersin? Yazarlara göre şubat ayında sorulunca neredeyse herkes 1 Nisan'daki yedi saati seçer. Ama 1 Nisan gelince çoğu kişi işi 15 Nisan'a bırakmaya yatkındır.
İki seçimde karşılaştırılan şey aynı: aradaki fark yalnızca bir saat ve on dört gün. Değişen tek şey, 1 Nisan'ın uzak değil yakın olması. Yazarlar bu eğilime şimdiki zaman yanlılığı der: iki gelecek an arasında seçerken yakın olan ana, an yaklaştıkça daha fazla ağırlık vermek.
Yazının hesabı: tercih neden tersine döner?
Bu bölüm yazının kendi hesabıdır. Rakamlar uydurmadır ve bir araştırma bulgusu değildir. İki seçeneği düşün: 100 birimlik bir ödülü hemen almak ya da 110 birimlik bir ödülü bir ay sonra almak.
İki farklı indirgeme biçimini deneyelim. Hiperbolik indirgemede bir ödülün değeri, bekleme süresi t ay iken 1 / (1 + 0,2 × t) ile çarpılıyor. Üstel indirgemede ise her ay değer 0,9 ile çarpılıyor. İki sayı (0,2 ve 0,9) hesabı göstermek için seçildi.
- Hiperbolik, bugün bakınca: 100 birim şimdi = 100; 110 birim bir ay sonra = 110 / 1,2 = 91,67. Hemen almak kazanır.
- Hiperbolik, 12 ay önceden bakınca: 100 birim 12 ay sonra = 100 / 3,4 = 29,41. 110 birim 13 ay sonra = 110 / 3,6 = 30,56. Bekleyip 110'u almak kazanır.
- Üstel, bugün bakınca: 100 şimdi = 100; 110 bir ay sonra = 110 × 0,9 = 99. Hemen almak kazanır.
- Üstel, 12 ay önceden bakınca: 100 × 0,9^12 = 28,24; 110 × 0,9^13 = 27,96. Hemen almak yine kazanır.
Hiperbolik indirgemede sıra, ödüller yaklaştıkça değişiyor: uzaktan bakınca beklemek, yakından bakınca hemen almak daha çekici geliyor. Üstel indirgemede sıra hiç değişmiyor. Tercihin zamanla kendisiyle çelişmesine zaman tutarsızlığı denir.
Frederick, Loewenstein ve O'Donoghue'nun 2002 tarihli derlemesi bir örnek aktarır. Aynı kişi 30 gün sonraki 100 dolar yerine 31 gün sonraki 110 doları seçebilir. Aynı kişi bugünkü 100 doları da yarınki 110 dolara tercih edebilir.
Farkında olmak yeter mi?
O'Donoghue ve Rabin iki tür kişiyi ayırır: gelecekteki öz denetim sorununun farkında olmayanlar (naif) ve farkında olanlar (gelişmiş). Makalenin özetine göre naif kişiler hemen maliyeti olan işleri erteler, hemen ödülü olan işleri ise fazla erken yapar. Gelişmiş olmak ertelemeyi azaltır ama ödüllü işleri fazla erken yapmayı artırır.
Özete göre küçük bir şimdiki zaman yanlılığı bile, maliyetli işlerde yalnızca naif kişiler için ağır sonuç doğurabilir. Bu yazı makalenin yalnızca özetini ve giriş bölümünü aktarır.
Niyet ile eylem arasındaki boşluk
Thaler ve Benartzi'nin 2004 tarihli makalesi, başka bir çalışmadan (Choi ve arkadaşları) şu rakamları aktarır. Kendini yetersiz biriktiren olarak tanımlayan kişilerin yüzde 35'i, önümüzdeki aylarda birikim oranını artırmayı düşündüğünü söyler. Ama bu kişilerin yüzde 86'sı dört ay sonra planında hiçbir değişiklik yapmamıştır.
Save More Tomorrow: erteleme eğilimini tasarıma katmak
Thaler ve Benartzi, bu boşluğa yönelik Save More Tomorrow (SMarT) adlı bir plan önerir. Plan dört bileşenden oluşur:
- Çalışanlara birikim oranını artırma teklifi, maaş artışından çok önce yapılır. Yazarlar, hiperbolik indirgeme nedeniyle teklifle başlangıç arasındaki sürenin mümkün olduğunca uzun olmasını öngörür.
- Çalışan katılırsa artış, maaş zammından sonraki ilk bordroda başlar. Yazarlara göre bu, net maaşın düştüğü algısını hafifletir.
- Birikim oranı, belirlenen üst sınıra gelene kadar her maaş artışında yükselmeye devam eder. Böylece atalet ve statüko yanlılığı kişiyi planda tutar.
- Çalışan planı istediği zaman bırakabilir.
Yazarlar, bu bileşenlerden hangisinin belirleyici olduğunu kuramın tek başına söyleyemeyeceğini açıkça belirtir.
İlk uygulama 1998'de, adını açıklamayan orta ölçekli bir imalat şirketinde yapıldı. Plana uygun 315 çalışandan 286'sı yatırım danışmanıyla görüştü. Danışmanın önerdiği birikim oranını uygulayan 79 kişiydi (yüzde 28). Geri kalanlara alternatif olarak, birikim oranını her yıl 3 puan artıran SMarT planı sunuldu. Plan 207 kişiye sunuldu ve 162'si (yüzde 78) kabul etti.
Plana katılanların yüzde 80'i dördüncü maaş artışına kadar planda kaldı. Katılanların ortalama birikim oranı 40 ayda yüzde 3,5'ten yüzde 13,6'ya çıktı.
Yazarlar planın işleyişini de açıklar: insanları birikimi sonsuza kadar ertelemeye götüren atalet ve erteleme eğilimi, plana girdikten sonra kişiyi planda tutar. Başka bir deyişle plan, aynı eğilimi birikimin lehine kullanır.
Daha sonraki bir uygulama 2002'de Philips Electronics'in iki bölümünde yapıldı; diğer 28 bölüm kontrol olarak kaldı. Yazarlar, kontrol bölümlerinde belirgin bir değişim olmadığını, plana katılanların birikim oranının ise arttığını bildirir.
Gelecekteki benlik başka bir yol mu?
Hal Hershfield ve arkadaşlarının 2011 tarihli makalesi farklı bir yola bakar: kişinin yıllar sonraki kendisini daha yakın hissetmesi. Dört çalışmada, kendi yaşlandırılmış görüntüsüyle karşılaşanlar sonraki parayı hemen gelen paraya tercih etmeye daha yatkın çıktı. İlk çalışmada 50 katılımcı hayali 1.000 doları paylaştırdı. Yaşlanmış yüzünü görenler emeklilik fonuna ortalama 172 dolar, kendi güncel görüntüsünü görenler ortalama 80 dolar ayırdı. Kavramın kendisi için gelecekteki benlik sayfasına bakabilirsin.
Laboratuvar ve örneklem notu: bu araştırmalardan ne çıkarılamaz?
- O'Donoghue ve Rabin bir model çalışmasıdır. Kuramsal sonuçlar verir, belirli bir kişinin kararını öngörmez.
- Hershfield ve arkadaşları kendi sınırlamalarını belirtir: alıştırmalar hipotetikti ve etkinin ne kadar sürdüğü bilinmiyor.
- Thaler ve Benartzi, uygulamanın rastgele atamalı bir deney olmadığını, katılımcıların kendilerini plana seçtiğini yazar. Birinci uygulama tek bir şirkettedir.
- Birinci uygulama ABD'deki bir işveren emeklilik planında yapıldı. Türkiye'deki birikim araçlarının kuralları farklı olabilir.
Bu araştırmalar bir davranış eğilimini gösterir. Kişinin ne yapacağını ya da ne yapması gerektiğini söylemez.
Kendi rakamlarını görmek istersen
Ertelemenin parasal tarafını, aynı katkının farklı sürelerde nasıl sonuçlandığını gösteren Ertelemenin Bedeli Hesaplayıcı ile kendi varsayımlarınla inceleyebilirsin. Bileşik getirinin matematiği Bileşik Getiri ve Zaman yazısında anlatılıyor. Bu yazı o hesabı tekrarlamaz; ertelemenin psikolojik tarafına bakar. Otomatik birikim fikri önce kendine öde ve sürtünmesiz tasarruf sayfalarında da anlatılır.
Bu eğilimin günlük bir sahnesi için Para Kafası'ndaki Pazartesi Başlarım yazısına bakabilirsin.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi içermez.
Kaynaklar
- O'Donoghue & Rabin (1999), Doing It Now or Later, American Economic Review 89(1) (birincil; özet ve giriş okundu, model gövdesi okunmadı)
- Frederick, Loewenstein & O'Donoghue (2002), Time Discounting and Time Preference: A Critical Review, Journal of Economic Literature 40(2) (birincil; §4.1 okundu)
- Thaler & Benartzi (2004), Save More Tomorrow: Using Behavioral Economics to Increase Employee Saving, Journal of Political Economy 112(S1) (birincil; tam metin kopyası okundu)
- Hershfield, Goldstein, Sharpe, Fox, Yeykelis, Carstensen & Bailenson (2011), Increasing Saving Behavior Through Age-Progressed Renderings of the Future Self, Journal of Marketing Research 48(SPL) (birincil; tam metin okundu)
Bu sayfayı kaynak göster
Enis Mutlu. “Neden Hep Sonraya Bırakırız? Şimdiki Zaman Yanlılığı ve Birikim Araştırmaları”. FinansVakti.Net, 2 Kasım 2026. https://finansvakti.net/finansal-akademi/neden-hep-sonraya-birakiriz-simdiki-zaman-yanliligi-ve-birikim-arastirmalari
HTML bağlantı kodu
<a href="https://finansvakti.net/finansal-akademi/neden-hep-sonraya-birakiriz-simdiki-zaman-yanliligi-ve-birikim-arastirmalari">Neden Hep Sonraya Bırakırız? Şimdiki Zaman Yanlılığı ve Birikim Araştırmaları</a>