FinansVakti.Net

Blog & Rehberler

Sonradan Bilmişlik Yanlılığı: "Bu Zaten Belliydi" Duygusu Sonuç Öğrenilince Nasıl Ortaya Çıkar?

Enis Mutlu · 20 Ekim 2026

Bu konuyu anlamadan önce

Sonradan Bilmişlik Yanlılığı: "Bu Zaten Belliydi" Duygusu Sonuç Öğrenilince Nasıl Ortaya Çıkar? — Finansal Akademi kapak görseli

Varsayımsal bir örnek: bir arkadaş grubunda biri, bir yıl önce belirli bir hissenin yükselip yükselmeyeceğinden emin olmadığını söylemiş olsun (örnek uydurmadır). Hisse sert yükseldikten sonra aynı kişi "zaten belliydi" diyor ve bunu içtenlikle söylüyor olabilir. Psikoloji literatürü bu duyguyu sonradan bilmişlik yanlılığı adıyla anar. Bu yazı kavramın iki temel kaynağının özet düzeyindeki bulgularını, yatırım bağlamına yapılan uyarlamanın sitenin yorumu olduğunu ve kaynakların neyi göstermediğini anlatır.

Sonradan bilmişlik yanlılığı nedir?

Sonradan bilmişlik yanlılığı, insanların bir olayın sonucunu öğrendikten sonra o olayı, sonuç bilinmezken olduğundan daha öngörülebilir bulmasıdır. Baruch Fischhoff'un 1975 tarihli çalışmasının (Journal of Experimental Psychology: Human Perception and Performance, 1(3)) özetine göre tarihsel yargı ile tarihsel olmayan yargı arasındaki önemli fark, tarihsel yargıcın genellikle işlerin nasıl sonuçlandığını bilmesidir. Toplam 479 üniversite öğrencisiyle yapılan üç deneyi anlatan özet, sonuç bilgisine sahip olmanın bildirilen olayların sonradan tahmin edilen olasılığını artırdığını ve olayı tanımlayan verilerin algılanan önemini değiştirdiğini belirtir; bu, sonucun olasılığından ve haberin doğruluğundan bağımsız olarak görülmüştür.

Özete göre katılımcılar sonuç bilgisinin algıları üzerindeki etkisinin büyük ölçüde farkında değildir. Bu yüzden sonuç bilgisi olmadan ne bilebileceklerini (ikinci deney) ve başkalarının sonuç bilgisi olmadan gerçekte ne bildiğini (üçüncü deney) olduğundan fazla tahmin etmişlerdir. Fischhoff bu farkındalık eksikliğinin geçmişi yargılama ya da geçmişten öğrenme becerisini ciddi biçimde kısıtlayabileceğini savunur.

Üç boyut: bellek, olasılık inancı ve kendi tahmin yeteneği

Neal Roese ve Kathleen Vohs'un 2012 tarihli derlemesinin (Perspectives on Psychological Science, 7(5)) özeti yanlılığı, insanların bir olayın öğrenildikten sonra öğrenilmeden önceye göre daha öngörülebilir olduğuna inanması olarak tanımlar. Özete göre yanlılık üç boyutun herhangi bir birleşimini içerir: bellek çarpıtması, olayların nesnel olasılığına dair inançlar ve kişinin kendi tahmin yeteneğine dair öznel inançlar. Bu ayrım, "belliydi" duygusunun tek bir şey olmadığını gösterir: kişi geçmişteki kendi düşüncesini farklı hatırlıyor, olayın olasılığını yüksek sanıyor ya da kendi öngörü gücünü abartıyor olabilir.

Neden ortaya çıkar? Üç tür girdi

Aynı özet yanlılığın üç tür girdiden kaynaklandığını belirtir. Bilişsel girdilerde insanlar artık doğru olduğunu bildikleri şeyle uyumlu bilgiyi seçerek hatırlar ve kendi bilgilerine anlam yükleyen bir anlamlandırma yapar. Metabilişsel girdilerde bir geçmiş sonucun ne kadar kolay anlaşıldığı, onun önceden varsayılan olasılığına yanlış atfedilebilir. Motivasyonel girdilerde ise insanların dünyayı düzenli ve öngörülebilir görme ihtiyacı ve sorunlar için suçlanmaktan kaçınma isteği devreye girer. Bu girdiler özette ayrı kaynaklar olarak sayılır; hangisinin belirli bir kişide baskın olduğunu özet söylemez.

Sonuçları: tek bir nedensel anlayış ve genel aşırı güven

Roese ve Vohs'un özeti yanlılığın sonuçları arasında, geçmişin tek bir nedensel anlayışına dar bir odaklanmayı (diğer makul açıklamalar ihmal edilerek) ve kişinin yargılarının kesinliğine dair genel aşırı güveni sayar. Bu ikinci sonuç aşırı güven yanılgısı terimiyle ilişkilidir. Özet ayrıca bir sonucun alternatif nedensel açıklamalarını düşünmeye teşvik eden bir müdahalenin yanlılığı azaltabildiğini belirtir; bu bir kişisel öneri değil, derlemenin özetindeki bir bulgudur.

Yatırım bağlamında nasıl görünebilir? (sitenin uyarlaması)

Kaynaklar yatırım kararlarını incelemez; aşağıdaki örnekler yalnızca mantığı göstermek için sitenin uyarlamasıdır ve varsayımsaldır.

Bir kriz geçtikten sonra "balon belliydi" ya da bir hisse yükseldikten sonra "alınması gerektiği ortadaydı" gibi cümleler kurulabilir (bkz. spekülatif balon). Fischhoff'un özeti, sonuç bilgisinin olayın önceden ne kadar bilinebileceğine dair algıyı değiştirdiğini bildirir; bu cümlelerin her birinin yanlılığa mı yoksa gerçekten önceden görülmüş bir riske mi dayandığı ise tek başına cümleden anlaşılamaz.

Bu ayrım için sık anlatılan bir ölçüt, görüşün o tarihte yazılı ya da sözlü ifade edilip edilmediğidir; bu, sitenin yorumudur ve kaynakların özetlerinde yer almaz. Yazılı bir kayıt, sonradan bellekle yeniden kurulan bir görüşten farklı bir veri olabilir; ancak bu yazı, kişinin ya da bir yatırımcının nasıl karar vermesi gerektiğine dair bir yönlendirme yapmaz.

Yakın kavramlardan farkı

Aşırı güven yanılgısı, kişinin kendi bilgi, beceri ve tahmin yeteneğini gerçekte olduğundan yüksek değerlendirmesidir; sonradan bilmişlik yanlılığı ise tarihsel bir yargı üzerinden, sonuç bilindikten sonra işleyen bir algı değişimidir. İkisi Roese ve Vohs'un özetinde sonuçlar düzeyinde bağlanır. Onaylama önyargısı ise mevcut görüşü doğrulayan bilgiyi aramakla ilgilidir; iki kavramın birlikte ele alınabileceği ilişki sitenin yorumudur ve kaynak özetlerinde doğrudan belirtilmez. Diğer önyargıların haritası için Önyargı Atlası'na bakılabilir.

Kaynakların sınırları

Sıkça sorulan sorular

Sonradan bilmişlik yanlılığı nedir?

İnsanların bir olayın sonucunu öğrendikten sonra o olayı, sonuç bilinmezken olduğundan daha öngörülebilir bulmasıdır. Fischhoff'un özetine göre sonuç bilgisi, bildirilen olayların sonradan tahmin edilen olasılığını artırır ve kişiler bu etkinin büyük ölçüde farkında değildir.

"Bunu zaten biliyordum" demek her zaman bu yanlılık mıdır?

Hayır. Gerçekten önceden görülmüş bir risk ya da beklenti olabilir. Ayrımın nasıl yapılabileceğine dair "o tarihte yazılı ya da sözlü ifade edilmiş olması" ölçütü sitenin yorumudur; kaynaklar bunu bu biçimde belirtmez.

Bu yanlılık yalnızca bellekle mi ilgilidir?

Roese ve Vohs'un özetine göre yanlılık bellek çarpıtmasını, olayların nesnel olasılığına dair inançları ve kişinin kendi tahmin yeteneğine dair öznel inançları içeren üç boyutun herhangi bir birleşimini kapsar.

Yanlılık önlenebilir mi?

Kaynaklar böyle bir garanti vermez. Roese ve Vohs'un özeti, bir sonucun alternatif nedensel açıklamalarını düşünmeye teşvik eden bir müdahalenin yanlılığı azaltabildiğini belirtir; bu özet düzeyinde bir bulgudur ve her durumda sonuç vereceği anlamına gelmez.

Bu yazı yatırım tavsiyesi mi?

Hayır. Yazı bir kavramı ve kaynaklarının ne söylediğini anlatır; bir alım-satım ya da yatırım kararı için yönlendirme yapmaz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz.

Kaynaklar