Finansal Sözlük
Onaylama Önyargısı (Confirmation Bias)
Sadece kendi mevcut görüşünü doğrulayan bilgiyi arama, buna ters düşen bilgiyi ise göz ardı etme ya da hafife alma eğilimidir.

Bir hisseyi aldıktan sonra, o hisseyle ilgili haberleri okuma biçimin değişir — fark etmesen bile. Beynin, kararını doğrulayan haberlere daha çok ağırlık verirken, kararını sorgulatan haberleri "önemsiz" ya da "yanlış" olarak etiketleme eğilimindedir. Buna onaylama önyargısı denir.
Neden bu kadar güçlü işler?
Bir pozisyon aldığında, o pozisyon artık sadece bir yatırım değil, kendi kararının doğruluğunun bir kanıtı haline gelir. Kararını sorgulayan bir bilgi, sadece "bu hisse düşebilir" demekle kalmaz, aynı zamanda "yanlış karar verdim" ihtimalini de gündeme getirir — ki bu, çoğu insanın bilinçsizce kaçındığı bir rahatsızlıktır. Sonuç: olumlu analizleri paylaşan hesapları takip etmeye devam edersin, olumsuz bir bilanço rakamını "tek seferlik" diye açıklarsın, kötü haberi getiren kişiyi "anlamıyor" diye görürsün.
Diğer tuzaklarla birlikte çalışır
Onaylama önyargısı nadiren tek başına gelir — genelde zarardaki bir pozisyonda kalmaya devam etmenin gerekçesi haline gelir. Bir yatırımcı zaten çapalama etkisi ve batık maliyet yanılgısı yüzünden pozisyonda kalmaya eğilimliyken, onaylama önyargısı bu kalışı "rasyonel" hissettirecek bilgiyi seçici olarak öne çıkarır. Bu üçlünün birlikte nasıl işlediğini Çapa Seni Batırmadan Önce yazımızda anlatıyoruz.
Fark etmenin bir yolu
Kendine sorabileceğin basit bir soru: elindeki pozisyonu bugün ilk kez inceliyor olsaydın, aynı kararı verir miydin — sadece olumlu değil, olumsuz haberleri de eşit ağırlıkta okuyarak? Cevabı net değilse, muhtemelen sadece bir kısmını okuyorsundur.