FinansVakti.Net

Finansal Sözlük

Kazananı Satma, Kaybedeni Tutma Eğilimi (Disposition Effect)

Yatırımcıların değeri artmış varlıkları görece erken satıp, değeri düşmüş varlıkları görece uzun süre elde tutma eğilimi; İngilizce adıyla disposition effect.

Kazananı Satma, Kaybedeni Tutma Eğilimi (Disposition Effect) — Finanslügat kapak görseli

Kazananı satma, kaybedeni tutma eğilimi (disposition effect), yatırımcıların kârdaki pozisyonları zarardakilere göre daha kolay satması, zarardaki pozisyonları ise daha uzun süre elinde tutmasıdır. Terim, Hersh Shefrin ve Meir Statman'ın 1985'te Journal of Finance'de yayımlanan makalesine dayanır. Terrance Odean'ın 1998 tarihli çalışması, büyük bir aracı kurumun yaklaşık 10.000 bireysel hesabını inceledi ve kazançlı pozisyonların zarardakilerden daha yüksek oranda satıldığını gösterdi. Çalışmanın özeti, bu davranışın portföy dengeleme ya da düşük fiyatlı hisselerin yüksek işlem maliyetinden kaçınma amacıyla motive olmuş görünmediğini, vergiye tabi yatırımlarda ise vergi sonrası getiriyi düşürdüğünü bildirir.

Neden ortaya çıktığı nasıl açıklanır?

Sık anlatılan açıklamalar birbirini tamamlar. Prospect teorisine göre alış fiyatı bir referans noktasıdır ve zararı gerçekleştirmek kayıptan kaçınma nedeniyle acı verir. Zihinsel muhasebede pozisyon, kapatılana kadar "açık" bir hesap gibi durur. Pişmanlıktan kaçınma da zararı kesinleştirmenin verdiği pişmanlık duygusunu ertelemeye iter.

Varsayımsal bir örnek

Her biri 10.000 TL'ye alınmış iki hisse düşün (rakamlar uydurmadır). A hissesi %20 kârda, B hissesi %20 zararda. Nakit ihtiyacı doğduğunda A'yı satmak "kazancı cebe koymak", B'yi satmak ise "zararı kabul etmek" gibi hissettirir. Oysa alış fiyatı, hissenin bundan sonraki fiyat hareketi hakkında kendi başına bilgi taşımaz; iki karar da bugünkü fiyat ve beklentilere göre değerlendirilebilir.

Benzer kavramlardan farkı

Zarar kovalama zarardaki varlığa yeni sermaye eklemektir; disposition etkisi ise ek sermaye olmasa da satma zamanlamasındaki bu asimetriyi anlatır. Sahiplik etkisi de elde tutulan varlığa fazla değer biçmekle ilgilidir ama kâr-zarar ayrımına bağlı değildir.

Sınırları

Her satış bu eğilimin kanıtı değildir: nakit ihtiyacı, vergi planı ya da yeni bilgi de satışı açıklayabilir. Eğilim, bireysel örneklemlerde gözlenen bir ortalamadır; her yatırımcı için geçerli olduğu anlamına gelmez.

Bu tanım genel bilgilendirme amaçlıdır, belirli bir alım-satım kararına dair bir tavsiye içermez.

Kaynaklar