Finansal Sözlük
Yale Modeli (Bağış Fonu Modeli)
Uzun zaman ufuklu bir kurumsal fonun, portföyünde geleneksel hisse ve tahvil yerine illikit ve alternatif varlıklara ağırlık vermesine dayanan yaklaşımdır; Yale Üniversitesi bağış fonu ve David Swensen ile özdeşleşmiştir.
Yazan: Enis Mutlu · Yayın: 16 Ekim 2026

Yale Modeli (bağış fonu modeli, endowment model), uzun zaman ufuklu bir kurumsal fonun portföyünde geleneksel hisse ve tahvil yerine likit olmayan (illikit) ve alternatif yatırımlara ağırlık vermesine dayanan yaklaşımın adıdır. Adını Yale Üniversitesi'nin bağış fonundan alır; Yale News'e göre modeli 1985'ten 2021'e fonu yöneten David Swensen geliştirdi ve inceltti. Aynı kaynağa göre bu yaklaşım birçok üniversite ve vakıf bağış fonu için standart hâline gelmiştir.
Mantığı
Bir varlık dağılımı yaklaşımı olan model, bağış fonunun zaman ufkunun çok uzun olmasına dayanır. Bu nedenle fonun düşük likiditeli varlıklarda uzun süre kalabileceği ve karşılığında likidite primi beklenebileceği anlatılır. Bu bir garanti değil, modelin dayandığı fikirdir.
Yale'in tarihli hedefleri
Yale'in 2020 raporuna göre 2021 mali yılı için portföyün en az %30'unu piyasaya duyarsız varlıklara (nakit, tahvil, mutlak getiri) ayırmayı hedefler ve illikit varlıkları (girişim sermayesi, kaldıraçlı satın almalar, gayrimenkul, doğal kaynaklar) %50 ile sınırlamayı amaçlar. Bunlar tarihli bir kurumsal hedeftir, güncel dağılım değildir.
Sınırları
Kurum ile bireyin zaman ufku, erişebildiği varlıklar ve yönetişim imkânları farklıdır; bu fark modelin bireysel portföye doğrudan aktarılmasını zorlaştırır. İllikit varlıklarda ücret, şeffaflık ve çıkış kısıtları belirleyicidir. Geçmiş getiri, gelecekteki sonucun garantisi değildir. Buradaki endowment bağış fonu anlamındadır; sahiplik etkisi (endowment effect) ise ayrı bir davranışsal kavramdır. Tanım genel bilgilendirme amaçlıdır ve belirli bir yatırım kararına dair bir tavsiye içermez.