Finansal Sözlük
Takipteki Krediler Oranı (NPL)
Bir bankanın dağıttığı toplam kredilerin, geri ödemesi 90 günden uzun süredir aksayan (tahsili gecikmiş) kısmının oranıdır.

Takipteki krediler oranı (NPL — Non-Performing Loans), bir bankanın verdiği kredilerin ne kadarının geri dönmediğini gösterir. Bir sanayi şirketinde stokların satılamaması ya da alacakların tahsil edilememesi neyse, bankada da takipteki krediler odur — üretilen "ürünün" (kredinin) beklenen geliri getirmemesi.
Somut bir örnek
Toplam 100 milyar TL kredi dağıtmış bir bankanın, bu kredilerden 3 milyar TL'lik kısmının 90 günden uzun süredir ödenmediğini düşün — bu durumda NPL oranı %3'tür. Aynı banka ekonomik daralma döneminde bu oranın %6'ya çıktığını görürse, kredi portföyünün kalitesi belirgin şekilde bozuluyor demektir.
Neden gecikmeli bir sinyal?
NPL oranı, sorunun zaten gerçekleştiğini gösteren bir tablodur — kredi verilirken yapılan risk değerlendirmesinin ne kadar isabetli olduğunun sonradan ortaya çıkan kanıtıdır. Bu yüzden NPL'in kendisi kadar, hangi yönde ve ne hızda değiştiği de önemlidir; hızla yükselen bir NPL, bilançonun bir kısmının bilinenden daha kırılgan olduğuna işaret eder.
Sermaye tamponuyla ilişkisi
Takipteki krediler arttıkça, banka bu kayıpları karşılamak için ayırdığı karşılıkları büyütmek zorunda kalır — bu da doğrudan kârlılığı ve sermaye yeterlilik oranını aşındırır. Bir banka hissesini incelerken NPL oranını tek başına değil, bu oranın karşılık ayırma politikasıyla ve sermaye tamponuyla birlikte okumak gerekir.
Sektöre göre normal seviye değişir
Ekonomik daralma dönemlerinde sektör genelinde NPL oranlarının yükselmesi beklenir — bu durumda tek bir bankanın NPL'ine izole bakmak yanıltıcı olabilir. Asıl anlamlı karşılaştırma, bir bankanın NPL oranını aynı dönemde sektör ortalamasıyla ve kendi geçmiş dönemleriyle kıyaslamaktır; sektörün çok üzerinde seyreden bir NPL, o bankanın kredi verme disiplininde özel bir sorun olduğuna işaret eder.