Finansal Sözlük
Net Faiz Marjı (NIM)
Bir bankanın topladığı mevduata ödediği faiz ile dağıttığı kredilerden aldığı faiz arasındaki farkın, faiz getirili varlıklarına oranıdır.

Net faiz marjı (NIM), bir bankanın asıl işinden — para toplayıp para dağıtmaktan — ne kadar kâr ettiğini gösteren temel ölçüttür. Bir sanayi şirketinde bu role brüt kâr marjı karşılık gelir: alış maliyeti ile satış fiyatı arasındaki fark. Bankada "hammadde" mevduattır, "ürün" ise kredidir.
Somut bir örnek
Bir banka, topladığı mevduata ortalama %30 faiz öderken, dağıttığı kredilerden ortalama %38 faiz aldığını düşün. Aradaki 8 puanlık fark, bankanın faiz getirili varlıklarına (yaklaşık toplam kredi/menkul kıymet portföyüne) oranlandığında NIM ortaya çıkar. NIM ne kadar yüksekse, banka aynı büyüklükteki bir bilançodan o kadar fazla faiz kârı üretiyor demektir.
Neden dalgalanır?
Merkez bankası faiz oranlarını hızla değiştirdiğinde, bankanın mevduat maliyeti ile kredi geliri aynı anda tepki vermez — biri diğerinden önce yeniden fiyatlanabilir, bu da NIM'i geçici olarak sıkıştırır ya da genişletir. Rekabetin yoğun olduğu dönemlerde bankalar mevduat toplamak için daha yüksek faiz teklif etmek zorunda kalabilir, bu da NIM'i aşağı çeker.
Sanayi şirketiyle karıştırılan yer
Bir banka bilançosunda FAVÖK ya da faaliyet kârı marjı aramak, banka analizinde en sık yapılan hatadır — bankanın "faaliyeti" fiziksel üretim değil, faiz aracılığıdır. Bu yüzden bankaları değerlendirirken doğrudan NIM'e bakmak, sanayi şirketinde brüt kâr marjına bakmakla aynı işlevi görür.
Yüksek NIM her zaman iyi mi?
Görünüşte yüksek bir NIM cazip görünse de, bunun nedeni bazen bankanın yüksek riskli, yüksek faizli kredilere ağırlık vermesi olabilir — bu durumda kısa vadede NIM yüksek görünür, ama takipteki kredi riski de birlikte büyür. Sağlıklı bir NIM, sadece marjın büyüklüğüne değil, o marjın hangi kredi kalitesiyle üretildiğine bakılarak değerlendirilmelidir.