Finansal Sözlük
Sanal Zenginlik Tuzağı
Bir algoritmanın geçmiş arama ve satın alma davranışına bakarak sana özel, kişiselleştirilmiş reklamlarla harcama isteği uyandırması eğilimidir — dışarıdan, doğrudan sana yönelik gelir.

Bir ürüne baktıktan birkaç dakika sonra, o ürünün reklamını başka bir sitede görürsün. Sonra sosyal medyada. Sonra bir haber sitesinde. Tesadüf değil — bu, "retargeting" (yeniden hedefleme) adı verilen bir reklam tekniğinin sonucu: ziyaret ettiğin siteye yerleştirilen bir izleme kodu (pixel/çerez), baktığın ürünü hatırlar ve seni internette takip eden reklamlarla geri çağırır. Bu kişiselleştirilmiş, sana özel hedeflemenin yarattığı harcama isteğine sanal zenginlik tuzağı denir.
Neden "sanal zenginlik"?
Algoritma; gelirini, bütçeni ya da gerçekten ihtiyacın olup olmadığını bilmeden, sadece "bu ürüne baktın, o hâlde istiyorsundur" varsayımıyla seni hedefler. Sürekli karşına çıkan, "tam sana göre" görünen reklamlar, sanki bu ürünü hak ediyormuşsun ya da almana çok yakınmışsın gibi bir aidiyet hissi yaratır — bütçenle hiçbir ilgisi olmayan, yapay bir "sanal" hak duygusu.
Vitrin Yanılgısı'ndan farkı
İkisi sık karıştırılır ama kaynakları zıttır. Vitrin yanılgısı SENİN gördüğün şeydir — başkalarının organik paylaşımları, kimse seni hedeflemeden orada durur. Sanal zenginlik tuzağı ise SANA yönelik gelir — bir algoritmanın, geçmiş davranışına bakarak özel olarak seçtiği, kişiselleştirilmiş reklamlar. Vitrini sen ararsın, hedefli reklam ise seni bulur.
Nasıl fark edilir?
Aynı ürünün reklamını art arda birden fazla yerde görüyorsan, bu ürüne olan "ihtiyacın" muhtemelen senin değil algoritmanın kararı. Bir satın alma isteği doğduğunda "bu ürünü ben mi aradım, yoksa reklam mı beni buldu?" sorusu, isteğin gerçek mi yoksa yapay şekilde tetiklenmiş mi olduğunu ayırt etmeye yardımcı olur.