Finansal Sözlük
Yatırım vs. Spekülasyon
Benjamin Graham'ın verdiği tanıma göre, bir işlemin 'yatırım' sayılabilmesi için üç koşulu birden taşıması gerekir: kapsamlı analiz, anaparanın güvenliği ve tatmin edici bir getiri — bunlardan biri eksikse işlem spekülasyondur.

"Akıllı Yatırımcı" kitabının ilk bölümünde Graham, yatırım dünyasının en temel ama en sık atlanan ayrımını yapar: yatırım işlemi, üç koşulu birden taşımalıdır — (1) işleme girmeden önce kapsamlı bir analiz yapılmış olması, (2) anaparanın güvenliğinin makul ölçüde sağlanmış olması, (3) beklenen getirinin tatmin edici olması. Bu üçünden herhangi biri eksikse, işlem — ne kadar mantıklı görünürse görünsün — spekülasyondur.
Neden sadece "risk" meselesi değil?
Yaygın kanının aksine, bu ayrım riskin büyüklüğüyle ilgili değildir — analiz yapılmadan, sırf "birileri daha yükseğe alacak" beklentisiyle girilen düşük riskli görünen bir işlem bile spekülasyondur. Tersine, derinlemesine analiz edilmiş, anapara güvenliği düşünülmüş bir işlem, oynaklığı yüksek olsa bile bir yatırımdır.
Spekülatif balondan farkı
Bu kavram, spekülatif balon ile karıştırılmamalı — balon, bir varlığın fiyatının gerçek değerinden kopup sürekli yükselmesi durumunu tanımlayan bir piyasa olayıdır. Yatırım vs. spekülasyon ayrımı ise, piyasa balonda olsun ya da olmasın, herhangi bir tekil işlemin nasıl karar verildiğine bakan bir çerçevedir.
Pratikte nasıl uygulanır?
Bir işlemin yatırım mı spekülasyon mu olduğunu anlamanın basit bir yolu, kendine şu soruyu sormaktır: "Bu kararı, şirketin finansallarına mı, yoksa fiyatın nereye gideceği tahminine mi dayandırdım?" Bu çerçeve, hem güvenlik marjı ilkesiyle hem de Akıllı Yatırımcı kitabının bütününe yayılan mantıkla doğrudan bağlantılıdır.