Finansal Sözlük
Yanılsama Primi
Ek mesai, vergi iadesi ya da yılbaşı ikramiyesi gibi 'ekstra' sayılan gelirlerin, zihinde otomatik olarak tasarruf yerine anlık tüketime ayrılmış bir bölmeye konması eğilimidir.

Maaşın düzenli geldiği için "gerçek gelir" hissini taşır ve genelde bir bütçe planına dahil edilir. Ama vergi iadesi, yıl sonu ikramiyesi ya da fazla mesai ücreti gibi düzensiz gelen tutarlar, zihinde farklı bir bölmeye — "ekstra", dolayısıyla "harcanabilir" bölmesine — yerleştirilir. Bu eğilime yaygın olarak yanılsama primi denir; çünkü gelirin "fazladan" olduğu hissi, gerçek bir ekonomik farktan değil sadece geliş biçiminden kaynaklanan bir yanılsamadır.
Neden bir yanılsama?
1.000 TL'lik vergi iadesi ile maaşına eklenmiş 1.000 TL'lik bir zam arasında, banka hesabındaki bakiye açısından hiçbir fark yoktur. Ama araştırmalar, insanların düzensiz/beklenmedik gelirleri çok daha yüksek oranda tükettiğini gösteriyor — sanki o para, bütçenin geri kalanından ayrı bir kuralla yönetiliyormuş gibi.
Zihinsel muhasebenin bir görünümü
Bu eğilim, zihinsel muhasebenin gelir tarafındaki karşılığıdır — zihinsel muhasebe genelde harcama ve birikim kararlarında incelenirken, yanılsama primi doğrudan "bu gelir ne kadar ciddiye alınmalı" sorusuna odaklanır. İkisinin ortak noktası, ikame edilebilirlik ilkesinin göz ardı edilmesidir.
Fark etmenin bir yolu
Basit bir test: aynı tutar maaşına zam olarak eklenseydi harcama kararın değişir miydi? Cevap hayırsa, o "ekstra" geliri de aynı ciddiyetle değerlendirmek tutarlı bir yaklaşımdır. Bu soruyu kendi gelirlerinde nasıl sorabileceğini Zihinsel Muhasebe yazımızda bulabilirsin.