Finansal Sözlük
Amortisman Tuzağı
Krediyle alınan bir tüketim ürününün, kredi vadesi bitmeden ekonomik/piyasa değerinin büyük bir kısmını kaybetmesi durumudur.

Bir kredi, sözleşmeyle sabitlenmiş bir hızda ilerler — her ay aynı taksit. Ama krediyle alınan ürünün piyasa değeri çok daha hızlı, çoğu zaman kredinin kendisinden bile hızlı erir. Kredi hâlâ devam ederken elindeki ürün çoktan değersizleşmişse, buna amortisman tuzağı denir.
Somut bir örnek
40.000 TL'lik bir telefonu aylık %3,5 faizle 12 taksitle alan biri, toplamda yaklaşık 49.700 TL öder. Akıllı telefonlar ilk yılda ortalama %50 civarı piyasa değeri kaybedebiliyor — yani kredi bittiğinde elindeki telefon yaklaşık 20.000 TL değerinde. Cepten çıkan ile elde kalan arasındaki fark, sadece faiz değil, ürünün kendi değer kaybını da içeriyor.
VUK'un resmi amortismanıyla karıştırılmamalı
Muhasebede kullanılan resmi amortisman oranları (örneğin telefonlar için yıllık %3,33) işletmelerin defterinde varlığı kaç yılda gider yazacağını gösteren ayrı bir cetveldir — gerçek ikinci el piyasa değer kaybıyla ilgisi yoktur. Burada bahsedilen, ürünün gerçekte kaç TL'ye satılabileceğidir.
Vade uzadıkça çukur derinleşir
Ekonomik ömrü kısa bir ürünü (elektronik, araç) uzun vadeli bir kredide almak, bu çukuru büyütür — kredi bitmeden ürün fiilen değersizleşmiş olur. Kendi rakamlarınla bu farkı görmek istersen Amortisman Çukuru hesaplayıcısını kullanabilirsin.
Bu, kaldıracın tam tersi bir dinamik — kaldıraçta borçla değerlenen bir varlık alınırken, amortisman tuzağında borçla değer kaybeden bir şey alınıyor olur.
Her ürün aynı hızda kaybetmez
Değer kaybı hızı ürün türüne göre büyük farklılık gösterir — elektronik ürünler ve otomobiller genelde hızlı kaybederken, bazı dayanıklı ev eşyaları ya da aletler yıllar içinde çok daha yavaş değer kaybeder. Tuzağa düşme riski, ürünün değer kaybı hızı ile kredinin vadesi birbirine ne kadar uzak olursa o kadar büyür — hızlı kaybeden bir ürünü uzun vadeye yaymak, en riskli kombinasyondur.